| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
heryerden haberRSSYorum RSS
Yazılar arşiv 08.2009 Other entries in 2009-08 resimler , videolar

HAMDOLSUN 

Biri baksın falımıza, tuz kattılar balımıza,
 Ağlanacak halimize, gülüyoruz hamdolsun...

 
 Süleymaniye’de serçe, Davos’ta aslandan pençe,
 Gül değil, dikenli bahçe, suluyoruz hamdolsun...

 
 Diplomasi, ince ince, dokunulur mu hiç gence?
 “One minute”lik İngilizce, biliyoruz hamdolsun...

 
 Hani teğet geçecekti? Kriz gelip geçecekti?
 Başlamadan bitecekti? Ölüyoruz hamdolsun...

 
 Millette geçim korkusu, onlarda seçim kaygısı,
 Şehirde kömür kokusu, soluyoruz hamdolsun...

 
 Nerde düzen, nerde birlik? Hani birdik, bütündük?
 Bir alt kimlik, bir üst kimlik, Bölüyoruz hamdolsun...

 
 Rantın peşine düşenler, Deniz Feneri SEVENler,
 “ Ya sev, ya terk et “ diyenler! Kalıyoruz hamdolsun...

 
 Üç, beş kuruş memuruma, hem emekli hem duluma,
 Gemi yakışır mahdumuma, alıyoruz hamdolsun...

 
 “Al git!” dedi anamızı, okutacak salamızı,
 Aradıkça belamızı, buluyoruz hamdolsun...

 
 Nerede iş, nerede aş, gözler çıktı yaparken kaş,
 Ömrümüzden yavaş yavaş, çalıyoruz hamdolsun
...
 
 Bir Recep İvedik filmi, izledik, güncel ve ilmi,
 Uyuma vakti geldi mi, dalıyoruz hamdolsun...

 
 Şehit: “Kelle”, Apo: “Sayın”,  Yüreklerde gizli mayın,
 Kimler yiğit kimler hain? Biliyoruz hamdolsun...

 
 Avrupa’nın havuçları, kapalıdır kapıları,
 Tuz dökülmüş avuçları, yalıyoruz hamdolsun...

 
 Dünyalıktır, zikirleri anlaşılmaz zehirleri,
 Akılları, fikirleri, çeliyoruz hamdolsun...

 
 Mektup, zarfa ilişmiyor, Demokrasi gelişmiyor,
 Cafer’e bez yetişmiyor, siliyoruz hamdolsun...

 
 Hayal gibi, gerçek gibi, aciz miyiz, böcek gibi?
 Susuz kalmış çiçek gibi, suluyoruz hamdolsun...

 
 Bu teranelerden bıktık, bilmem nerde hata yaptık?
 Sinir küpü olduk artık, doluyoruz hamdolsun...

 
 Kader örmüş ağlarını, özledik dost bağlarını,
 Ergenekon dağlarını, deliyoruz hamdolsun...

 
 
Onlar efendi, biz hamal, artık zamanı: Bir rol al!
 Hepimiz Mustafa Kemal, geliyoruz hamdolsun.


Yazan bilinmiyor internetten alıntı....

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE 

Ne Mutlu Türküm diyene.Neden bu çümle ile başladım tabiki bilmek istersiniz.Son zamanlarda yüce Türk milletinin üzerine bir takım oyunlar oynanmaya başlandı.Türkiye yavaş yavaş Ümmetciliğe ve etnik ayrımcılıga doğru gidiyor.Şimdiki hükümet yanlılarından bazıları diyorki neden Diyarbakırın daglarına NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE DİYE YAZIYOR.Ne yazması gerektiğini sorduğumda Oradaki Kürtlere karşı kışkırtıcı oluyormuş  ne Mutlu Müslümanım diyene diye yazacakmış.Türkiye Cumhuriyeti Devletinin sınırlarında Başka bir şeyin yazmasını nasıl  beklersin.Elhamdülillah Müslümanız.Hangi Müslümana ve ya hangi Müslüman ülkeyi kasdederek bu yazıyı yazacagız.Zaten asırlardır İslaniyetin bayraktarlığını Türkler yapmadılarmı Dünyada yedi kıtaya İslamiyeti Türkler yaymadımı şüpenizmi var bizim Müslümanlığımızdan.Bugün güvendiğiniz sözüm ona Müslüman geçinen Arapların hangi Müslünam bir ülkeye yardımı dokundu onların yaşadığı din bile bize uymaz onlar vahabi biz ise hanefi vesaire Amarikan Bankalrında Arapların paraları yatıyor neden Türkiye'ye ve Filistin!e Banğledeş'e ve muhtaç durumdaki Müslüman ülkelere yardım etmiyorlar.Bir diğeri de Türkiye'de Kürt kimliği inkar edilemez diyor.Kim inkar ediyorki Türkiye Cumhuriyeti'nde Kürt kardeşlerinizden Cumhur Başkanı,Başbakan,Genelkurmay Başkanı çıkarmadıkmı neyin ezikliğini yapıyorlar.Doğudaki halkın huzur ve insanca yaşamaktan başka bir isteği yokki.Ancak bugünkü hükümet ve yandaşlarının oy uğruna pkk nın sözlerini demokratik açılım adı altında gerçekliştirmek istiyorlar,Türkiye Cumhuriyetini bölmeye zemin hazırlıyorlar.Kuzey Irakta zaten kukla bir Kürt devletini kurulmasına canak tuttular şimdi sıra Türkiye,İran ve Suriyede buradaki Kürtlere Demokratik açılım adı altında bu saydığım bölgelerden yavaş yavaş ayırmak ve büyük Orta Doğu purojesi kabsamında İsrail gibi uydu bir Kürt devleti kurmak.Türkiye,İran,ve Suriye'yi bölmek bu oyunlar yıllardır oynanıyor.Ama İran ve Suriyenin aklı başına daha yeni  geldi Ateşin ucu kendilerine değince akıları başlarına geldi.Yıllardır Türkiye Cumhuriyetini sağ,sol kavgalarıyla bölmeye çalıştılar beceremediler birzamanlar Abdullah Öcalan bir numaralı solcuydu habse girdi hapisten kaçırdılar.Bir zamanların solcusu bir numaralı Kürt milliyetcisi olarak geri döndü ve ilk önce kürtleri katletti coluk çucuk demeden hepsini kıydı şimdi onunla mücadele eden Mehmetcikle şavaşıyor.Onun yapamadığını biz ler demokratik açılım adı altında yapmaya çalışıyoruz.Açılımdan söz ediyorlar neyin açılımı kimin açılımı bilen varsa söylesin Ozaman Amarika Birleşik devletleride bir açılım yapsın.Çünkü Amarikada yüz yetmiş çeşit milletten insanlar yaşıyor.Onlarda demokratik açılım adı altında çeşitli milletlere mensup kişilere özgürlük versinler.Yapmayın Allah aşkına özgür bir ülkede bütün halkların hakları Anayasamızda güvence altındayken sanki kürtler bu ülkede zulüm görüyormuş gibi onlara birtakım haklar ve ayrıcalıklar vermek kimin haddine kim kime zulüm ediyor  her şey ortadayken neyin açılımı kimin açılımı AB istiyor diye ABD istiyor diye ülkeyi bölmeye zemin hazırlamayın.Tarih sizi affetmez.Türtk Milletide affetmez.

ATATÜRKTEN SÖZLER

Tam bağımsızlık, ancak mali bağımsızlık ile mümkündür. Bir devletin maliyesi bağımsızlıktan yoksun olunca, o devletin bütün hayat ışıklarında bağımsızlık felç olur. 

Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.

 Bu millete çok şey öğretebildim ama onlara uşak olmayı bir türlü öğretemedim

Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici, bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkan ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakru zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evladı!

İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk İstiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!