31 Ağustos 2009 16:29 · sinat_sinat · 0 fav
· Etiketler
hamdolsun
Biri baksın falımıza, tuz kattılar balımıza,
Ağlanacak halimize, gülüyoruz hamdolsun...
Süleymaniye’de serçe, Davos’ta aslandan pençe,
Gül değil, dikenli bahçe, suluyoruz hamdolsun...
Diplomasi, ince ince, dokunulur mu hiç gence?
“One minute”lik İngilizce, biliyoruz hamdolsun...
Hani teğet geçecekti? Kriz gelip geçecekti?
Başlamadan bitecekti? Ölüyoruz hamdolsun...
Millette geçim korkusu, onlarda seçim kaygısı,
Şehirde kömür kokusu, soluyoruz hamdolsun...
Nerde düzen, nerde birlik? Hani birdik, bütündük?
Bir alt kimlik, bir üst kimlik, Bölüyoruz hamdolsun...
Rantın peşine düşenler, Deniz Feneri SEVENler,
“ Ya sev, ya terk et “ diyenler! Kalıyoruz hamdolsun...
Üç, beş kuruş memuruma, hem emekli hem duluma,
Gemi yakışır mahdumuma, alıyoruz hamdolsun...
“Al git!” dedi anamızı, okutacak salamızı,
Aradıkça belamızı, buluyoruz hamdolsun...
Nerede iş, nerede aş, gözler çıktı yaparken kaş,
Ömrümüzden yavaş yavaş, çalıyoruz hamdolsun...
Bir Recep İvedik filmi, izledik, güncel ve ilmi,
Uyuma vakti geldi mi, dalıyoruz hamdolsun...
Şehit: “Kelle”, Apo: “Sayın”, Yüreklerde gizli mayın,
Kimler yiğit kimler hain? Biliyoruz hamdolsun...
Avrupa’nın havuçları, kapalıdır kapıları,
Tuz dökülmüş avuçları, yalıyoruz hamdolsun...
Dünyalıktır, zikirleri anlaşılmaz zehirleri,
Akılları, fikirleri, çeliyoruz hamdolsun...
Mektup, zarfa ilişmiyor, Demokrasi gelişmiyor,
Cafer’e bez yetişmiyor, siliyoruz hamdolsun...
Hayal gibi, gerçek gibi, aciz miyiz, böcek gibi?
Susuz kalmış çiçek gibi, suluyoruz hamdolsun...
Bu teranelerden bıktık, bilmem nerde hata yaptık?
Sinir küpü olduk artık, doluyoruz hamdolsun...
Kader örmüş ağlarını, özledik dost bağlarını,
Ergenekon dağlarını, deliyoruz hamdolsun...
Onlar efendi, biz hamal, artık zamanı: Bir rol al!
Hepimiz Mustafa Kemal, geliyoruz hamdolsun.
Yazan bilinmiyor internetten alıntı....
13 Ağustos 2009 10:03 · sinat_sinat · 0 fav
· Etiketler
etnik milliyetcilik
,
ne mutlu türküm diyene
,
ümmedcilik
Ne Mutlu Türküm diyene.Neden bu çümle ile başladım tabiki bilmek istersiniz.Son zamanlarda yüce Türk milletinin üzerine bir takım oyunlar oynanmaya başlandı.Türkiye yavaş yavaş Ümmetciliğe ve etnik ayrımcılıga doğru gidiyor.Şimdiki hükümet yanlılarından bazıları diyorki neden Diyarbakırın daglarına NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE DİYE YAZIYOR.Ne yazması gerektiğini sorduğumda Oradaki Kürtlere karşı kışkırtıcı oluyormuş ne Mutlu Müslümanım diyene diye yazacakmış.Türkiye Cumhuriyeti Devletinin sınırlarında Başka bir şeyin yazmasını nasıl beklersin.Elhamdülillah Müslümanız.Hangi Müslümana ve ya hangi Müslüman ülkeyi kasdederek bu yazıyı yazacagız.Zaten asırlardır İslaniyetin bayraktarlığını Türkler yapmadılarmı Dünyada yedi kıtaya İslamiyeti Türkler yaymadımı şüpenizmi var bizim Müslümanlığımızdan.Bugün güvendiğiniz sözüm ona Müslüman geçinen Arapların hangi Müslünam bir ülkeye yardımı dokundu onların yaşadığı din bile bize uymaz onlar vahabi biz ise hanefi vesaire Amarikan Bankalrında Arapların paraları yatıyor neden Türkiye'ye ve Filistin!e Banğledeş'e ve muhtaç durumdaki Müslüman ülkelere yardım etmiyorlar.Bir diğeri de Türkiye'de Kürt kimliği inkar edilemez diyor.Kim inkar ediyorki Türkiye Cumhuriyeti'nde Kürt kardeşlerinizden Cumhur Başkanı,Başbakan,Genelkurmay Başkanı çıkarmadıkmı neyin ezikliğini yapıyorlar.Doğudaki halkın huzur ve insanca yaşamaktan başka bir isteği yokki.Ancak bugünkü hükümet ve yandaşlarının oy uğruna pkk nın sözlerini demokratik açılım adı altında gerçekliştirmek istiyorlar,Türkiye Cumhuriyetini bölmeye zemin hazırlıyorlar.Kuzey Irakta zaten kukla bir Kürt devletini kurulmasına canak tuttular şimdi sıra Türkiye,İran ve Suriyede buradaki Kürtlere Demokratik açılım adı altında bu saydığım bölgelerden yavaş yavaş ayırmak ve büyük Orta Doğu purojesi kabsamında İsrail gibi uydu bir Kürt devleti kurmak.Türkiye,İran,ve Suriye'yi bölmek bu oyunlar yıllardır oynanıyor.Ama İran ve Suriyenin aklı başına daha yeni geldi Ateşin ucu kendilerine değince akıları başlarına geldi.Yıllardır Türkiye Cumhuriyetini sağ,sol kavgalarıyla bölmeye çalıştılar beceremediler birzamanlar Abdullah Öcalan bir numaralı solcuydu habse girdi hapisten kaçırdılar.Bir zamanların solcusu bir numaralı Kürt milliyetcisi olarak geri döndü ve ilk önce kürtleri katletti coluk çucuk demeden hepsini kıydı şimdi onunla mücadele eden Mehmetcikle şavaşıyor.Onun yapamadığını biz ler demokratik açılım adı altında yapmaya çalışıyoruz.Açılımdan söz ediyorlar neyin açılımı kimin açılımı bilen varsa söylesin Ozaman Amarika Birleşik devletleride bir açılım yapsın.Çünkü Amarikada yüz yetmiş çeşit milletten insanlar yaşıyor.Onlarda demokratik açılım adı altında çeşitli milletlere mensup kişilere özgürlük versinler.Yapmayın Allah aşkına özgür bir ülkede bütün halkların hakları Anayasamızda güvence altındayken sanki kürtler bu ülkede zulüm görüyormuş gibi onlara birtakım haklar ve ayrıcalıklar vermek kimin haddine kim kime zulüm ediyor her şey ortadayken neyin açılımı kimin açılımı AB istiyor diye ABD istiyor diye ülkeyi bölmeye zemin hazırlamayın.Tarih sizi affetmez.Türtk Milletide affetmez.
ATATÜRKTEN SÖZLER
● Tam bağımsızlık, ancak mali bağımsızlık ile mümkündür. Bir devletin maliyesi bağımsızlıktan yoksun olunca, o devletin bütün hayat ışıklarında bağımsızlık felç olur.
● Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.
Bu millete çok şey öğretebildim ama onlara uşak olmayı bir türlü öğretemedim
Ey Türk Gençliği!
Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici, bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkan ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakru zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evladı!
İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk İstiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
13 Temmuz 2009 14:55 · sinat_sinat · 0 fav
· Etiketler
ateş
,
hayvanlar
,
çöl
Çöldesiniz ve yanınızda aşağıdaki hayvanlar var:
Aslan, inek, at, koyun ve maymun
- Çölden kurtulabilmek için hayvanlardan birini bırakmanız
gerekiyor.Hangisini bırakırsınız? (İstediğiniz mantığı
kullanabilirsiniz ama hangi hayvanı ne zaman bıraktığınızı
bir yere not
edin) Geriye 4 hayvan kaldı.
- Çöl ateş gibi yakıyor! Kilometrelerce uzanıyor. Her yerde kum
var.
Bir başka hayvanı daha bırakmanız gerekiyor. Hangisini
bırakırsınız?
- Geriye 3 hayvan kaldı. Yürüdünüz, yürüdünüz,
yürüdünüz. Sıcak,
sıcak, sıcak. Felaket! Aradığınız vaha kurumuş! Bir hayvan
daha bırakmaktan
başka çareniz yok.
- Geride 2 hayvan kaldı. Uzun sıcak bir yürüyüşten sonra
ilerde çölün
bittiğini görebiliyorsunuz. Fakat ne yazık ki çölden sadece bir
hayvan ile
çıkabilirsiniz. Hangisini bırakıp hangisini yanınıza
alacaksınız?
yanıt:
Bu cevaplar Japon kaynaklarından alınmıştır.
Çöl zorlukları simgeler.
Hayvanlar ise. . .
- Aslan = Gurur
- Maymun = Çocuklarınız
- Koyun = Arkadaşlar
- İnek = Temel ihtiyaçlar
- At = Hırslarınız.
Kısaca, yaşamda zorluklarla karşılaştıkça bunlardan birini feda
ederiz. Son
hayvan, diğer her şeyi kaybetme pahasına tutunduğunuz varlığı
simgeler.Alıntı
28 Haziran 2009 10:32 · sinat_sinat · 0 fav
· Etiketler
bize göre neler günah
Bize göre neler günah Neler mübah.Başta dedikodu giybet,haram yemek,yetim hakkına göz dikmek,içki içmek,başkasının namusuna göz dikmek daha bir çok şey sıralaya biliriz.Burada haramı bir tek içki içmekten ibaret sayan zavalılara sesleniyorum.Adam dindar görünüyor,başkasının namusuna göz dikiyor.Onu elde ediyor camiye gidiyor onun yaptıgı halkın gözünde günah olmuyor.Bir de bu adam varlıklıysa kimse bir şey demiyor.Herkes daha ona yaran mak için çalışıyor.Adam dindar görünüyor.Aldığı malı başkasına göre pahalıya satıyor.Buna kimse bir şey demiyor.Adan tefecilik yapıyor haram yiyiyor ona kimse bir şey demiyor.Bana göre en büyük tefeciler Bankalar.Milletin kanını emiyor onlara kimse bir şey demiyor.Sabah tan akşama kadar gıybet ediyor Başkasının hakkında konuşuyor.Ona kimse bir şey demiyor.Kul hakı yiyiyor.Ona kimse bir şey demiyor.Birisinin bir yerde bira içtiğini görseler bu saydığım çevreler hemen dam gayı vuruyorlar.Ayyaş diye içkici diye kendi yaptıkları mubah içki içenin yaptığı günah.Başta saydığım günahları görmüyorlar içki içeni hemen damğalıyorlar.İçki içen şahıs varlıklıysa onun içtiğinide görmüyorlar.Çünkü bir gün işimiz düşer diye sorsan ya o patron adam tabiki çok kişiyle haşır neşir olduğu için o içebilir.Bu alemde varlıklıysan sana herşey sevap gariban birisiysen senin yaptığın herşey günah.Birde arkasından konuşurlar haline kılığına bakmadan içki içiyor.Şunu yapıyor bu yapıyor diye hakir görürler.Diyeceksinizki sen nerden biliyorsun böyle olduğunu haklısınız.Çünkü ben kendim çevremde bunları bizzat yaşadım.İnsanları anlamakta inanın güçlük çekiyorum.Burada altını çizmek istediğim bir hususvar benim lafım gerçek dindarlara değil zaten gerçek dindar insan bu saydıklarımı yapmaz.İçki içeni eleştiriyorsan giybet edeni haram yiyeni tefecilik yapanı başkasının namusunda gözü olanı bunlarıda eleştir.Sanki bunlar olağan şeyler de içki içmek çok kötü birşeymiş gibi alğılıyorlar.İçki içen hiç olmazsa haram yimiyor kendi kazancınından içiyor.Allah cc.Nediyor her günahınızı affederim yalnız kul hakkıyla gelmeyin bir de bana şirk koşmayın.Bunun haricinde bütün günahlarınızı affederim.Bunu Allah diyor tefecilik yapan kul hakkı yemiyormu?gıybet edene kulhakkı geçmiyormu?başkasının namusuna göz dikene kulhakkı geçmiyormu?aldığı malı faiş fiyatla satana kul hakkı geçmiyormu? dedimya bu insanları anlamakta gerçekten zorluk çekiyor.Burda içki içenleri savunduğumdan degil zamanında bende içtim iyi birşey değil kimseyede tavsiye etmem.Ama sadece günahları içki içenlere yüklersek başka günahlarıda görmezlikten gelirsek bu bence insanlık değil.İçki içen insanında Allah katında bizim bilmediğimiz sevapları vardır.O nu kim bilebilir.
25 Haziran 2009 21:25 · sinat_sinat · 0 fav
· Etiketler
afyon
,
frig vadisi
,
kilise
,
peri bacaları
Afyon’da Frig Vadisi,Seydiler kasabası,Peribacaları,kırk inler kilise ve kaya yerleşimleri,Dinar,Emirdağ Hisar köy,İhsaniye-Üçlerkayası, Kaya yerleşimleri,Kaya mezar odaları,Kapı kaya ,Aslantaş,İhsaniye-Döğer,İhsaniye-Kayıhan Kasabası Göynüş Vadisi,AslanTaş,Yılan Taş,Mal Taş,Ayazini Kasabası Ören yerleri,Kaya yerleşimleri ve Peri Bacaları bulunuyor.İl deki Sıcak su kaynaklarının da Tarihi eski Tunç Çağına dayanıyor.Önceleri geleneksel Kablıca tedavisi ve Hamam ihtiyacı için kullanılan Gazlı Göl ve Hüdayi Kablıcaları,termal tedavi ve rehabilitasyon merkezi olarak da kullanılıyor.Milattan önce 3 binli yıllara dayanan tarihiyle Afyon Önemli mimari yapılarıda barındırıyor.İhsaniye İlçesindeki’Ana Tanrıça Kıbele adına yapılmış açık hava Tapınakları ve Ayazin Kilisesiyle Şehir merkezindeki Ulu Cami ve Gedik Ahmet Paşa Cami bu eserler arasında yer alıyor.Doğa Turizminde de iddialı Afyon’da Akdağ eteklerindeki Kocayayla ortalama bin 600 metre yüksekliğiyle Geyik ve Yılkı Atlarını barındırıyor.Afyon Milli Parkları,Kurt İni Magarası,Dip Evler-İnsuyu Magarası,Su çıkan Magarası,Buzluk Magarası,Karaca Mal ve Dipsis Magarası da her yıl ziyaretcilerini ağırlıyor.Büyük Şavaşlarada tanıklık etmiş Afyon,Kurtuluş Şavaşını sona erdiren Büyük Taarruz’un emrinin verildiği ver olarak da biliniyor.Kaynak Seydilerkasabasi.uclerkayasi.com
13 Haziran 2009 16:18 · sinat_sinat · 0 fav
· Etiketler
kütahya
,
leblebi
,
tavşanlı
Leblebinin Ana vatanı olarak Çorum İlimizi bilirdik.Ama Kütahya'nın Tavşanlı İlçesi'nin Türkiye'nin Leblebi üretim merkezi olduğunu biliyormuydunuz.Çorum leblebisi bir dünya markası olmuş ama Kütahya'nın Tavşanlı İlçesi'n deki tüçcarlar ve esnaflar biz bu işi üç asırdır yapıyoruz.Çorumada leblebiyi Tırlarla biz gönderiyoruz diyorlar.Tavşanlı'da leblebinin 34 çeşidini yapıyorlar üretikleri leblebilerin patentini'de almışlar.Artık Türkiye!de ve dünya'da marka olak istiyoruz diyorlar.Oysa biz Kütahya'yı Çinicilikle tanırdık.Meğerse leblebileride meşhurmuş.
12 Haziran 2009 08:25 · sinat_sinat · 0 fav
· Etiketler
köy
,
troya
,
turistler
,
çanakkale
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Ziraat Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanı Doç. Dr. Abdullah Kelkit, ''Kırsal Alanların Modernizasyonu'' projesi kapsamında, Troya Antik Kenti'nin deyer aldığı Çanakkale merkeze bağlı Tevfikiye köyünün ekoköy haline dönüştürülmesi için çalışma başlattıklarını bildirdi.
Doç. Dr. Kelkit, Tevfikiye köyüne yönelik proje hazırladıklarını belirterek, öncelikle köyün altyapısının iyileştirilmesi ve geliştirilmesinin hedeflendiğini söyledi.
Bu kapsamda köyün altyapısına yönelik çalışmalara başladıklarını kaydeden Kelkit, şöyle konuştu:
''Köyün ekoköy haline dönüştürülmesini, Troya'yagelen yerli ve yabancı turistlerin köyün içinden geçmesini, burada konaklamasını ve zaman geçirmesini sağlayarak köyü bir anlamda gelen turistlerle kaynaştırmayı amaçlıyoruz. Öncelikle köy meydanında düzenleme yapılacak. Bunun yanı sıra köyün ikinci meydanında amfiteatr çalışması var. Amfiteatr, köy halkının şenlik ve toplantılarının yapılabileceği nitelikte olacak.''
11 Haziran 2009 13:37 · sinat_sinat · 0 fav
· Etiketler
japonya
,
kertenkele
,
sevgi
Japonyada yaşanmış gerçek bir olay şöyledir:Evini yeniden dekora ettirmek isteyen Japon bunun için bir duvarı yıkar.Japon evlerinde genellikle iki tahta duvar arasında çukur bir boşluk bulunur.Duvarı yıkerken, orada dışardan gelen bir çivinin ayağına battığı için şıkışmış bir kertenkele görür.Adam bunu gördüğünde kendini kötü hisseder ve aynı zamanda mereklanır da kertenkelenin ayağına çakılmış çiviyi görünce.Muhtemelen bu çivi 10 yıl önce,ev yapılırken çakılmıştı.Peki nasıl olnuşta kertenkele bu pozisyonda hiç kıpırdamadan 10 yıl boyunca yaşamayı başarmış?Karanlık bir duvar boşluğunda hiç kıpırdamadan 10 yıl yaşamak çok zor olmalı.Böylece adam çalışmayı bırakır ve kertenkeleyi izlemeye başlar.Sonra nereden çıktığını farketmediği başka bir kertenkele gelir ağzıda taşıdığı yemekle...Adamı sersemletir gördüğü manzara.Bu nasıl bir sevgi?Ayağı çivilenmiş kertenkele,10 yıldır diğer kertenkele tarafından beslenmektedir...
KALBİNİZDEKİ SEVGİYİ ASLA ÖLDÜRMEYİN,SİZİ SEVENLERİ ASLA TERKETMEYİM!
Alıntı
08 Haziran 2009 10:05 · sinat_sinat · 0 fav
· Etiketler
kazı
,
kültür turizm
,
türkiye
,
örenyerleri
Bu yıl Türkiye'nin 150 tarihi noktasında ''hummalı'' kazı çalışmaları olacak. Yabancı kazı başkanları 48, Türk kazı başkanları ise 102 ören yerinde tarihi gün yüzüne çıkarmaya çalışacak.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünden edindiği bilgiye göre, bu yıl, yabancı kazı başkanları Türkiye'de 48 ören yerini kazacak.
Bunlardan Çanakkale-Sigeion, Muğla-Letoon, Kırşehir-Yassıhöyük ve Kırıkkale-Büklükale'de bu yıl ilk kez kazılara başlanacak. Bu kazıları, Almanya, Fransa ve Japonya'dan gelen kazı başkanları yürütecek.
Bunun yanında, yabancı kazı başkanları geçen yıl başlanan 44 kazıya da devam edecek. Bu bunlardan Truva, Boğazköy, Göbeklitepe, Pergamon, Priene dahil 13 ören yerinde Almanlar, Aphrodisias, Gordion, Kinet Höyük, Sardis dahil 8 ören yerinde ABD'li kazı başkanları görev yapacak.
Ayrıca, Aslantepe, Hierapolis, İasos, Kyme gibi 7 ören yerinde İtalyanlar, Boncuklu Höyük, Çatalhöyük başta olmak üzere 6 ören yerinde İngilizler çalışacak. Avusturyalı, Fransız ve Belçikalı kazı başkanları 2, İsveç, Japon, Kanada ve Hollandalı kazı başkanları 1 ören yerinde tarihi arayacak.
Bu yıl, Türk kazı başkanları da 42 ildeki 102 ören yerinde kazı yapacak. Bunlar arasında 12 kazıyla en fazla İzmir ve Antalya'da çalışma yapılacak. İzmir'de Ayasuluk, Bayraklı, Erytrai, Klaros, Klazomenai, Limantepe, Metropolis, Nif Dağı, Panaztepe, Phokaia, Smyrna Agorası ve Yeşilova Höyük'de kazılar, bu yıl da sürecek. Antalya'da Alara Kalesi, Arykanda, Aziz Nikolaos, Bademağacı, Hacımusalar, Karain, Olympos, Patara, Perge, Rhodiapolis ve Side Tiyatrosu'ndaki tarihi değerler gün yüzüne çıkarılmaya çalışılacak.
Ayrıca, 8 tarihi mekanın kazılacağı Muğla'da da Beçin Kalesi, Burgaz, Kaunos, Lagina, Myndos, Pedasa, Stratonikeia ve Tlos'un değerleri, Türk kazı başkanlarına emanet olacak.
Öte yandan, Antalya'daki Myra Antik Kenti ve Andriake, İstanbul'da Bathonea, Osmaniye'deki Kastabala, Çanakkale'deki Zeytinlik Höyük, Amasya'daki Harşena Kalesi-Kızlar sarayı, Edirne'deki Edirne Yeni Saray, İzmir'deki Ulucak Höyük ve Bağlararası ile Tokat'taki Komana Antik Kenti'nde tarihi eserler için çalışmaya ilk kez başlanacak.
31 Mayıs 2009 16:08 · sinat_sinat · 0 fav
· Etiketler
değişiklik
,
komu
,
kurum
,
personel
Kamu personel sisteminde köklü değişikliklere gidiliyor. Yeni düzenlemede, uzman kamu personelinin farklı kuruluşlarda görevlendirilmesine olanak tanıyan esnek çalışma modeli öngörülüyor. Kamuda performansa dayalı yönetime geçiliyor. Kuruluşların personel profili ve ihtiyaç duyulan mesleklerin envanteri çıkarılacak. Atanma usul ve esasları da objektif kıstaslara bağlanacak.
Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığı"nın 2009 Yılı Performans Programı, yeni rejimin getirdiği düzenlemeler şöyle sıralandı:
- Kurum içi, kurumlar arası ve bölgeler arası personel dağılımı yeniden düzenlenerek vatandaşa doğrudan hizmet verilen noktalardaki personel açığı giderilecek.
- Kamu kurum ve kuruluşlarında kadro unvanlarının standartlaştırılması ve kodlandırılması sağlanacak, görev tanımları yapılacak. Kamuda iş analizi çalışmalarını yapmak üzere komisyonlar teşkil edilecek.
Performans ölçülecek
- Performansa dayalı yönetim anlayışı getirilecek. Personel performansını ölçmeyi sağlayacak objektif ve saydam standartlar geliştirilecek. Yabancı ülkelerdeki uygulamalar da incelenecek. Türkiye şartlarına en uygun standartlar, görev özellikleri de dikkate alınarak oluşturulacak. Kamuda kurumsal insan kaynakları planlamasına ilişkin esas ve usuller geliştirilecek.
Pilot uygulama için seçilecek kamu kurum ve kuruluşları nezdinde iş analizi, görev tanımları ve iş değerlendirmesi çalışmaları yürütülecek. Yapılacak kapsamlı plan sayesinde 5 yıllık, 10 yıllık öngörülerle hangi kamu kurumunun hangi nitelikleri haiz, ne kadar personele ihtiyaç duyduğu tespit edilecek ve bu ihtiyaçlara göre personel istihdamı yoluna gidilecek.
Atamalara yeni kriter
- Kamu personelinin kariyer ve liyakat ilkeleri esas alınarak, görevde yükselme ve unvan değişiklikleri sağlanacak. Eğitim ve sınav şartına bağlanan hiyerarşik kadrolar ile öğrenimle ilişkili unvanlı kadrolara yapılacak atamalar kariyer ve liyakat ilkeleri çerçevesinde gerçekleştirilecek.
Kamuda çalışan personelin görevde yükselme ve unvan değişikliği şeklinde yapılacak atamalara ilişkin usul ve esaslar daha objektif kıstasları ihtiva edecek şekilde geliştirilecek.
Personel envanteri çıkacak
- Kamu kurum ve kuruluşlarının sahip olduğu personel profilinin envanteri çıkarılacak ve kuruluşların hizmetlerini yürütebilmeleri için ihtiyaç duyduğu meslek dalları tespit edilecek.
Bu çerçevede kamu yönetiminin makro düzeyde ihtiyacı olan nitelikli insan gücünün yetiştirilmesinin temini maksadıyla Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK başta olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği içerisinde projeler geliştirilecek.
-Kamuda esnek çalışma modellerinin uygulanmasına yönelik araştırmalar yapılacak ve ilgili mevzuat düzenlemeleri gerçekleştirilecek. Uzman kamu personelinin bilgi birikimi ve tecrübelerinden azami seviyede yararlanılarak, kamu sektöründe etkinlik ve verimliliğin artırılması amacıyla, farklı kamu kurum ve kuruluşlarında bu personelin görevlendirilmelerine imkân tanıyacak esnek çalışma modellerinin kamuda uygulanabilirliği araştırılacak. Bu şekilde istihdama imkân tanıyacak mevzuat çalışmaları yürütülecek.
"Cep"ten celp haziranda başlıyor
TÜRKSAT Genel Müdürü Özkan Dalbay, askerlik ve tüketici hizmetlerine ilişkin işlemlerin, hazirandan itibaren e-Devlet Kapısı"ndan sunmayı planladıklarını bildirdi. Halen 50"nin üzerinde işlemin yapılabildiği e-Devlet Kapısı"ndaki işlem sayısının, haziranda 100"e çıkarılacağını belirten Dalbay şöyle dedi:
“3G, cep telefonlarından e-devlet kapısı hizmetleri sunulmasına katkı sağlayacak. Şirketler, tüzel kişi veri tabanı sayesinde, vergi ve SSK prim ödemelerini elektronik ortamda yapabilecek.”
Memura yeni mevzuat
-Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerini, ödev, hak, yetki ve sorumluluklarını belirleyen mevzuat hazırlanacak.
- Benzer statüdekiler birbirine yakın oranlarda zam ve tazminat alacak, adaletsizlik giderilecek.
- Personel alımında kurumlar arasındaki farklılıklar önlenecek.
- Sendika ve konfederasyonlara ilişkin belge ve kayıtların merkezi olarak tutulacak.
- Kamu kuruluşlarının teşkilat, görev ve yetkileri, gelişen ve değişen kültürel, sosyal ve ekonomik şartlarına göre düzenlenecek.
- Kamu Personeli Bilgi Sistemi (PER-NET) ve KADRO-NET projeleri gerçekleştirilecek. Bu projelerle kamu çalışanlarına ait bilgiler on-line sistemle güncel olarak tutulacak